Âl-i İmrân Sûresi, 44. Âyet-i Kerîme (3/44) آل عمران

Âl-i İmrân Sûresi 44. Âyet-i Kerîme Meali, Arapça Metni ve Tefsiri

ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۚ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلَٰمَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ ﴿٤٤﴾
📖 Diyanet İşleri Başkanlığı Meali: "Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın."

Âl-i İmrân Sûresi 44. Âyet Tefsiri ve Fıkhî Açıklaması

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in Âl-i İmrân Sûresi 44. âyet-i kerîmesi, ilahi vahyin hikmet dolu mesajını müminlerin idrakine sunmaktadır. Âyet-i kerimede geçen ilahi hitap, kulun Cenâb-ı Hakk'a olan teslimiyetini pekiştirmekte, tevhid inancının sağlam temellerini beyan etmektedir.

Muteber Ehl-i Sünnet tefsirlerinde (Taberî, Râzî, İbn Kesîr ve Elmalılı Hamdi Yazır) bu âyetin tahlili yapılırken; müminlerin yalnızca lafzı okumakla iktifa etmeyip, ayetin ruhunu ve günlük hayatımıza yansıyan ahlakî düsturlarını kalplerine nakşetmeleri gerektiği önemle vurgulanır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 21) buyurarak Kur'an âyetlerini tefekkür etmenin yüksek faziletini haber vermiştir.

← 43. Âyet-i Kerîme 📖 Âl-i İmrân Sûresi (Tüm Âyetler) 45. Âyet-i Kerîme →
Âyeti Paylaş: WhatsApp Twitter (X)