Ankebût Sûresi, 10. Âyet-i Kerîme (29/10) العنكبوت

Ankebût Sûresi 10. Âyet-i Kerîme Meali, Arapça Metni ve Tefsiri

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌۭ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ ۚ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿١٠﴾
📖 Diyanet İşleri Başkanlığı Meali: "İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?"

Ankebût Sûresi 10. Âyet Tefsiri ve Fıkhî Açıklaması

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in Ankebût Sûresi 10. âyet-i kerîmesi, ilahi vahyin hikmet dolu mesajını müminlerin idrakine sunmaktadır. Âyet-i kerimede geçen ilahi hitap, kulun Cenâb-ı Hakk'a olan teslimiyetini pekiştirmekte, tevhid inancının sağlam temellerini beyan etmektedir.

Muteber Ehl-i Sünnet tefsirlerinde (Taberî, Râzî, İbn Kesîr ve Elmalılı Hamdi Yazır) bu âyetin tahlili yapılırken; müminlerin yalnızca lafzı okumakla iktifa etmeyip, ayetin ruhunu ve günlük hayatımıza yansıyan ahlakî düsturlarını kalplerine nakşetmeleri gerektiği önemle vurgulanır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 21) buyurarak Kur'an âyetlerini tefekkür etmenin yüksek faziletini haber vermiştir.

← 9. Âyet-i Kerîme 📖 Ankebût Sûresi (Tüm Âyetler) 11. Âyet-i Kerîme →
Âyeti Paylaş: WhatsApp Twitter (X)