Fussilet Sûresi, 47. Âyet-i Kerîme (41/47) فصلت

Fussilet Sûresi 47. Âyet-i Kerîme Meali, Arapça Metni ve Tefsiri

۞ إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ ۚ وَمَا تَخْرُجُ مِن ثَمَرَٰتٍۢ مِّنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ ۚ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَآءِى قَالُوٓا۟ ءَاذَنَّٰكَ مَا مِنَّا مِن شَهِيدٍۢ ﴿٤٧﴾
📖 Diyanet İşleri Başkanlığı Meali: "Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: "Bana koştuğunuz ortaklar nerede?" diye seslendiği gün: "Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığınıarzederiz" derler."

Fussilet Sûresi 47. Âyet Tefsiri ve Fıkhî Açıklaması

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in Fussilet Sûresi 47. âyet-i kerîmesi, ilahi vahyin hikmet dolu mesajını müminlerin idrakine sunmaktadır. Âyet-i kerimede geçen ilahi hitap, kulun Cenâb-ı Hakk'a olan teslimiyetini pekiştirmekte, tevhid inancının sağlam temellerini beyan etmektedir.

Muteber Ehl-i Sünnet tefsirlerinde (Taberî, Râzî, İbn Kesîr ve Elmalılı Hamdi Yazır) bu âyetin tahlili yapılırken; müminlerin yalnızca lafzı okumakla iktifa etmeyip, ayetin ruhunu ve günlük hayatımıza yansıyan ahlakî düsturlarını kalplerine nakşetmeleri gerektiği önemle vurgulanır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 21) buyurarak Kur'an âyetlerini tefekkür etmenin yüksek faziletini haber vermiştir.

← 46. Âyet-i Kerîme 📖 Fussilet Sûresi (Tüm Âyetler) 48. Âyet-i Kerîme →
Âyeti Paylaş: WhatsApp Twitter (X)