Zümer Sûresi, 47. Âyet-i Kerîme (39/47) الزمر

Zümer Sûresi 47. Âyet-i Kerîme Meali, Arapça Metni ve Tefsiri

وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ ﴿٤٧﴾
📖 Diyanet İşleri Başkanlığı Meali: "Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olmuş olsa, kıyamet günündeki kötü azap için fidye verseler kabul edilmez. Allah katından onlara, hiç hesaplamadıkları şeyler beliriverir."

Zümer Sûresi 47. Âyet Tefsiri ve Fıkhî Açıklaması

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in Zümer Sûresi 47. âyet-i kerîmesi, ilahi vahyin hikmet dolu mesajını müminlerin idrakine sunmaktadır. Âyet-i kerimede geçen ilahi hitap, kulun Cenâb-ı Hakk'a olan teslimiyetini pekiştirmekte, tevhid inancının sağlam temellerini beyan etmektedir.

Muteber Ehl-i Sünnet tefsirlerinde (Taberî, Râzî, İbn Kesîr ve Elmalılı Hamdi Yazır) bu âyetin tahlili yapılırken; müminlerin yalnızca lafzı okumakla iktifa etmeyip, ayetin ruhunu ve günlük hayatımıza yansıyan ahlakî düsturlarını kalplerine nakşetmeleri gerektiği önemle vurgulanır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 21) buyurarak Kur'an âyetlerini tefekkür etmenin yüksek faziletini haber vermiştir.

← 46. Âyet-i Kerîme 📖 Zümer Sûresi (Tüm Âyetler) 48. Âyet-i Kerîme →
Âyeti Paylaş: WhatsApp Twitter (X)