الحاقة

Hâkka Sûresi

Anlamı: Kesin Gerçek Kıyamet | Toplam: 52 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (2 / 2): 1 2
Hâkka • 32. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍۢ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًۭا فَٱسْلُكُوهُ ﴿٣٢﴾
Meali: "Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";
Hâkka • 33. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ ﴿٣٣﴾
Meali: "Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı."
Hâkka • 34. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ﴿٣٤﴾
Meali: "Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."
Hâkka • 35. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌۭ ﴿٣٥﴾
Meali: "Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."
Hâkka • 36. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍۢ ﴿٣٦﴾
Meali: "Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Hâkka • 37. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ ﴿٣٧﴾
Meali: "Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Hâkka • 38. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ ﴿٣٨﴾
Meali: Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Hâkka • 39. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا لَا تُبْصِرُونَ ﴿٣٩﴾
Meali: Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Hâkka • 40. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ ﴿٤٠﴾
Meali: Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Hâkka • 41. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تُؤْمِنُونَ ﴿٤١﴾
Meali: O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz!
Hâkka • 42. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَذَكَّرُونَ ﴿٤٢﴾
Meali: Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz!
Hâkka • 44. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ ﴿٤٤﴾
Meali: Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.
Hâkka • 45. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ ﴿٤٥﴾
Meali: Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.
Hâkka • 46. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ ﴿٤٦﴾
Meali: Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.
Hâkka • 47. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ ﴿٤٧﴾
Meali: Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.
Hâkka • 48. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌۭ لِّلْمُتَّقِينَ ﴿٤٨﴾
Meali: Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Hâkka • 49. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ ﴿٤٩﴾
Meali: İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
Hâkka • 50. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ ﴿٥٠﴾
Meali: Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.
Hâkka • 52. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ ﴿٥٢﴾
Meali: Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.
← Önceki Sayfa Sayfa 2 / 2