الحجر

Hicr Sûresi

Anlamı: Hicr Bölgesi | Toplam: 99 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (1 / 4): 1 2 3 4
Hicr • 1. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍۢ مُّبِينٍۢ ﴿١﴾
Meali: Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.
Hicr • 2. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ ﴿٢﴾
Meali: İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
Hicr • 3. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿٣﴾
Meali: Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
Hicr • 4. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌۭ مَّعْلُومٌۭ ﴿٤﴾
Meali: Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
Hicr • 5. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ ﴿٥﴾
Meali: Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
Hicr • 6. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌۭ ﴿٦﴾
Meali: Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
Hicr • 7. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ﴿٧﴾
Meali: Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
Hicr • 8. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًۭا مُّنظَرِينَ ﴿٨﴾
Meali: Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Hicr • 9. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ ﴿٩﴾
Meali: Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.
Hicr • 10. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٠﴾
Meali: And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.
Hicr • 11. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ ﴿١١﴾
Meali: Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.
Hicr • 12. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ ﴿١٢﴾
Meali: Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Hicr • 13. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٣﴾
Meali: Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Hicr • 14. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ ﴿١٤﴾
Meali: Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
Hicr • 15. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌۭ مَّسْحُورُونَ ﴿١٥﴾
Meali: Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
Hicr • 16. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًۭا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ﴿١٦﴾
Meali: And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
Hicr • 17. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍ ﴿١٧﴾
Meali: Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
Hicr • 18. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌۭ مُّبِينٌۭ ﴿١٨﴾
Meali: Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
Hicr • 19. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍۢ مَّوْزُونٍۢ ﴿١٩﴾
Meali: Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
Hicr • 20. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ ﴿٢٠﴾
Meali: Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Hicr • 21. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ ﴿٢١﴾
Meali: Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
Hicr • 22. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ ﴿٢٢﴾
Meali: Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.
Hicr • 23. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ ﴿٢٣﴾
Meali: Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.
Hicr • 24. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ ﴿٢٤﴾
Meali: And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.
Hicr • 25. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌۭ ﴿٢٥﴾
Meali: Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.
Hicr • 26. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ ﴿٢٦﴾
Meali: And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
Hicr • 27. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ ﴿٢٧﴾
Meali: Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.
Hicr • 28. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ ﴿٢٨﴾
Meali: 'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
Hicr • 29. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ ﴿٢٩﴾
Meali: 'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
Hicr • 30. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ ﴿٣٠﴾
Meali: Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
Sayfa 1 / 4 Sonraki Sayfa →