القيامة

Kıyâme Sûresi

Anlamı: Diriliş Günü | Toplam: 40 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (1 / 2): 1 2
Kıyâme • 1. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ ﴿١﴾
Meali: Kıyamet gününe yemin ederim.
Kıyâme • 2. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ ﴿٢﴾
Meali: Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.
Kıyâme • 3. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ ﴿٣﴾
Meali: İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?
Kıyâme • 4. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ ﴿٤﴾
Meali: Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.
Kıyâme • 5. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ ﴿٥﴾
Meali: Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.
Kıyâme • 6. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ ﴿٦﴾
Meali: Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.
Kıyâme • 7. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ ﴿٧﴾
Meali: Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
Kıyâme • 8. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ ﴿٨﴾
Meali: Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
Kıyâme • 9. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ ﴿٩﴾
Meali: Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
Kıyâme • 10. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ ﴿١٠﴾
Meali: Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
Kıyâme • 12. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ ﴿١٢﴾
Meali: O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.
Kıyâme • 13. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ ﴿١٣﴾
Meali: O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.
Kıyâme • 14. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ ﴿١٤﴾
Meali: Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.
Kıyâme • 15. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ ﴿١٥﴾
Meali: Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.
Kıyâme • 16. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ ﴿١٦﴾
Meali: Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle.
Kıyâme • 17. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ ﴿١٧﴾
Meali: Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.
Kıyâme • 18. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ ﴿١٨﴾
Meali: Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle.
Kıyâme • 20. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ ﴿٢٠﴾
Meali: Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz.
Kıyâme • 22. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ ﴿٢٢﴾
Meali: O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.
Kıyâme • 23. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ ﴿٢٣﴾
Meali: O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.
Kıyâme • 25. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ ﴿٢٥﴾
Meali: Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.
Kıyâme • 26. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ ﴿٢٦﴾
Meali: Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
Kıyâme • 27. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ ﴿٢٧﴾
Meali: Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
Sayfa 1 / 2 Sonraki Sayfa →