النازعات

Nâziât Sûresi

Anlamı: Söküp Çıkaranlar | Toplam: 46 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (1 / 2): 1 2
Nâziât • 1. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا ﴿١﴾
Meali: Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
Nâziât • 4. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا ﴿٤﴾
Meali: Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
Nâziât • 5. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا ﴿٥﴾
Meali: Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
Nâziât • 10. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ ﴿١٠﴾
Meali: Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
Nâziât • 11. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ ﴿١١﴾
Meali: "Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
Nâziât • 12. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ ﴿١٢﴾
Meali: Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
Nâziât • 13. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ ﴿١٣﴾
Meali: Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
Nâziât • 16. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ﴿١٦﴾
Meali: Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
Nâziât • 17. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ﴿١٧﴾
Meali: "Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
Nâziât • 18. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ﴿١٨﴾
Meali: "Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
Nâziât • 19. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ ﴿١٩﴾
Meali: "Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
Nâziât • 20. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٢٠﴾
Meali: Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Nâziât • 25. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ ﴿٢٥﴾
Meali: Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
Nâziât • 26. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ ﴿٢٦﴾
Meali: Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
Nâziât • 27. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا ﴿٢٧﴾
Meali: Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Nâziât • 28. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا ﴿٢٨﴾
Meali: Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Nâziât • 29. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا ﴿٢٩﴾
Meali: Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
Sayfa 1 / 2 Sonraki Sayfa →