يس

Yâsîn Sûresi

Anlamı: Yâ-Sîn, Ey İnsan | Toplam: 83 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (2 / 3): 1 2 3
Yâsîn • 31. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ ﴿٣١﴾
Meali: Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?
Yâsîn • 32. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِن كُلٌّۭ لَّمَّا جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ ﴿٣٢﴾
Meali: Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.
Yâsîn • 33. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّۭا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ ﴿٣٣﴾
Meali: İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.
Yâsîn • 34. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّٰتٍۢ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَٰبٍۢ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ ﴿٣٤﴾
Meali: Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
Yâsîn • 35. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ ﴿٣٥﴾
Meali: Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?
Yâsîn • 36. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ وَمِنْ أَنفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ ﴿٣٦﴾
Meali: Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.
Yâsîn • 37. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ ﴿٣٧﴾
Meali: Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
Yâsîn • 38. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱلشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّۢ لَّهَا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ ﴿٣٨﴾
Meali: Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.
Yâsîn • 39. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ ﴿٣٩﴾
Meali: Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.
Yâsîn • 40. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ ۚ وَكُلٌّۭ فِى فَلَكٍۢ يَسْبَحُونَ ﴿٤٠﴾
Meali: Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.
Yâsîn • 41. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَءَايَةٌۭ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ﴿٤١﴾
Meali: Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
Yâsîn • 42. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِۦ مَا يَرْكَبُونَ ﴿٤٢﴾
Meali: Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
Yâsîn • 43. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ ﴿٤٣﴾
Meali: Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.
Yâsîn • 44. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا رَحْمَةًۭ مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ ﴿٤٤﴾
Meali: Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.
Yâsîn • 45. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ﴿٤٥﴾
Meali: Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.
Yâsîn • 46. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ ءَايَةٍۢ مِّنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ ﴿٤٦﴾
Meali: Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.
Yâsîn • 47. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ ﴿٤٧﴾
Meali: Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.
Yâsîn • 48. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ﴿٤٨﴾
Meali: "Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
Yâsîn • 49. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ ﴿٤٩﴾
Meali: Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
Yâsîn • 50. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةًۭ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ ﴿٥٠﴾
Meali: O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
Yâsîn • 51. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ ﴿٥١﴾
Meali: Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.
Yâsîn • 52. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ ﴿٥٢﴾
Meali: "Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.
Yâsîn • 53. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ ﴿٥٣﴾
Meali: Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
Yâsîn • 54. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌۭ شَيْـًۭٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٥٤﴾
Meali: Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.
Yâsîn • 55. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍۢ فَٰكِهُونَ ﴿٥٥﴾
Meali: Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
Yâsîn • 56. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ ﴿٥٦﴾
Meali: Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Yâsîn • 57. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ ﴿٥٧﴾
Meali: Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.
Yâsîn • 58. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سَلَٰمٌۭ قَوْلًۭا مِّن رَّبٍّۢ رَّحِيمٍۢ ﴿٥٨﴾
Meali: Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.
Yâsîn • 59. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ ﴿٥٩﴾
Meali: Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
Yâsîn • 60. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
۞ أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا۟ ٱلشَّيْطَٰنَ ۖ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّۭ مُّبِينٌۭ ﴿٦٠﴾
Meali: Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
← Önceki Sayfa Sayfa 2 / 3 Sonraki Sayfa →