القلم

Kalem Sûresi

Anlamı: Yazı Aracı | Toplam: 52 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (1 / 2): 1 2
Kalem • 1. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ نٓ ۚ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ ﴿١﴾
Meali: Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Kalem • 2. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۢ ﴿٢﴾
Meali: Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Kalem • 3. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۢ ﴿٣﴾
Meali: Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
Kalem • 5. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ ﴿٥﴾
Meali: Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem • 6. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ ﴿٦﴾
Meali: Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem • 7. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ ﴿٧﴾
Meali: Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
Kalem • 9. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ ﴿٩﴾
Meali: (Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
Kalem • 10. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍۢ مَّهِينٍ ﴿١٠﴾
Meali: Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kalem • 11. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
هَمَّازٍۢ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍۢ ﴿١١﴾
Meali: Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kalem • 12. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَّنَّاعٍۢ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿١٢﴾
Meali: Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kalem • 13. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ ﴿١٣﴾
Meali: Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kalem • 14. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَن كَانَ ذَا مَالٍۢ وَبَنِينَ ﴿١٤﴾
Meali: Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kalem • 15. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٥﴾
Meali: Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.
Kalem • 16. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ ﴿١٦﴾
Meali: Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
Kalem • 17. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ ﴿١٧﴾
Meali: Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Kalem • 18. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿١٨﴾
Meali: Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Kalem • 19. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌۭ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ ﴿١٩﴾
Meali: Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Kalem • 20. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ ﴿٢٠﴾
Meali: Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Kalem • 21. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ ﴿٢١﴾
Meali: Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Kalem • 22. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ ﴿٢٢﴾
Meali: Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Kalem • 23. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ ﴿٢٣﴾
Meali: "Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Kalem • 24. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌۭ ﴿٢٤﴾
Meali: "Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Kalem • 25. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍۢ قَٰدِرِينَ ﴿٢٥﴾
Meali: Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
Kalem • 26. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ ﴿٢٦﴾
Meali: Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Kalem • 27. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ﴿٢٧﴾
Meali: Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Kalem • 28. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ ﴿٢٨﴾
Meali: Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
Kalem • 29. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ﴿٢٩﴾
Meali: "Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
Kalem • 30. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَلَٰوَمُونَ ﴿٣٠﴾
Meali: Birbirlerini yermeye başladılar.
Sayfa 1 / 2 Sonraki Sayfa →