القلم

Kalem Sûresi

Anlamı: Yazı Aracı | Toplam: 52 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (2 / 2): 1 2
Kalem • 31. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ ﴿٣١﴾
Meali: Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
Kalem • 32. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًۭا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ ﴿٣٢﴾
Meali: "Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
Kalem • 33. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ﴿٣٣﴾
Meali: İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
Kalem • 34. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ ﴿٣٤﴾
Meali: Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
Kalem • 35. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ ﴿٣٥﴾
Meali: Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
Kalem • 37. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌۭ فِيهِ تَدْرُسُونَ ﴿٣٧﴾
Meali: Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
Kalem • 38. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ ﴿٣٨﴾
Meali: Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
Kalem • 39. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ ﴿٣٩﴾
Meali: Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?
Kalem • 41. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ ﴿٤١﴾
Meali: Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.
Kalem • 42. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍۢ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ ﴿٤٢﴾
Meali: O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Kalem • 43. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۖ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ ﴿٤٣﴾
Meali: O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Kalem • 44. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ ﴿٤٤﴾
Meali: Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
Kalem • 45. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأُمْلِى لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ ﴿٤٥﴾
Meali: Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
Kalem • 46. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًۭا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍۢ مُّثْقَلُونَ ﴿٤٦﴾
Meali: Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.
Kalem • 47. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ ﴿٤٧﴾
Meali: Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
Kalem • 48. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌۭ ﴿٤٨﴾
Meali: Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
Kalem • 49. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌۭ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌۭ ﴿٤٩﴾
Meali: Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
Kalem • 50. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ﴿٥٠﴾
Meali: Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Kalem • 51. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌۭ ﴿٥١﴾
Meali: Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Kalem • 52. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ ﴿٥٢﴾
Meali: Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.
← Önceki Sayfa Sayfa 2 / 2