المرسلات

Mürselât Sûresi

Anlamı: Gönderilen Melekler | Toplam: 50 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (1 / 2): 1 2
Mürselât • 1. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا ﴿١﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 2. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا ﴿٢﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 3. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا ﴿٣﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 4. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا ﴿٤﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 5. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا ﴿٥﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 6. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿٦﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 7. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ ﴿٧﴾
Meali: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Mürselât • 11. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ ﴿١١﴾
Meali: Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
Mürselât • 14. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ﴿١٤﴾
Meali: Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
Mürselât • 15. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٥﴾
Meali: O gün yalanlamış olanların vay haline!
Mürselât • 16. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٦﴾
Meali: Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Mürselât • 17. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ ﴿١٧﴾
Meali: Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Mürselât • 19. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٩﴾
Meali: O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
Mürselât • 20. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ ﴿٢٠﴾
Meali: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Mürselât • 21. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ ﴿٢١﴾
Meali: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Mürselât • 22. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ ﴿٢٢﴾
Meali: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Mürselât • 23. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ ﴿٢٣﴾
Meali: Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
Mürselât • 24. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٤﴾
Meali: O gün yalanlamış olanların vay haline!
Mürselât • 25. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿٢٥﴾
Meali: Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Mürselât • 26. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا ﴿٢٦﴾
Meali: Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Mürselât • 27. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا ﴿٢٧﴾
Meali: Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
Mürselât • 28. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٨﴾
Meali: Yalanlamış olanların vay o gün haline!
Mürselât • 29. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿٢٩﴾
Meali: İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
Mürselât • 30. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ ﴿٣٠﴾
Meali: "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
Sayfa 1 / 2 Sonraki Sayfa →