المرسلات
Mürselât Sûresi
Anlamı: Gönderilen Melekler | Toplam: 50 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ﴿٣١﴾
Meali: "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ ﴿٣٢﴾
Meali: O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ ﴿٣٣﴾
Meali: O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٤﴾
Meali: Yalanlamış olanların o gün vay haline!
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿٣٥﴾
Meali: Bu, onların konuşamayacakları gündür.
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿٣٦﴾
Meali: Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٧﴾
Meali: Yalanlamış olanların o gün vay haline!
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ﴿٣٨﴾
Meali: "Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ ﴿٣٩﴾
Meali: "Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٠﴾
Meali: Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ ﴿٤١﴾
Meali: Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٤٢﴾
Meali: Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٤٣﴾
Meali: Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿٤٤﴾
Meali: Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٥﴾
Meali: O gün yalanlamış olanların vay haline
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿٤٦﴾
Meali: Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٧﴾
Meali: O gün yalanlamış olanların vay haline!
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ ﴿٤٨﴾
Meali: Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٩﴾
Meali: O gün yalanlamış olanların vay haline!
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ ﴿٥٠﴾
Meali: Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?