الواقعة

Vâkıa Sûresi

Anlamı: Kıyamet Olayı | Toplam: 96 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (3 / 4): 1 2 3 4
Vâkıa • 61. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ ﴿٦١﴾
Meali: Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Vâkıa • 62. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ ﴿٦٢﴾
Meali: And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?
Vâkıa • 63. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ ﴿٦٣﴾
Meali: Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?
Vâkıa • 64. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ ﴿٦٤﴾
Meali: Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?
Vâkıa • 65. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ ﴿٦٥﴾
Meali: Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Vâkıa • 66. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ ﴿٦٦﴾
Meali: Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Vâkıa • 67. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ﴿٦٧﴾
Meali: Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Vâkıa • 68. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ ﴿٦٨﴾
Meali: Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?
Vâkıa • 69. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ ﴿٦٩﴾
Meali: Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?
Vâkıa • 70. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ ﴿٧٠﴾
Meali: Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?
Vâkıa • 71. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ ﴿٧١﴾
Meali: Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
Vâkıa • 72. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ ﴿٧٢﴾
Meali: Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
Vâkıa • 73. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ ﴿٧٣﴾
Meali: Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.
Vâkıa • 74. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ ﴿٧٤﴾
Meali: Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.
Vâkıa • 75. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ ﴿٧٥﴾
Meali: Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!
Vâkıa • 76. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ ﴿٧٦﴾
Meali: Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!
Vâkıa • 77. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌۭ كَرِيمٌۭ ﴿٧٧﴾
Meali: Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Vâkıa • 78. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فِى كِتَٰبٍۢ مَّكْنُونٍۢ ﴿٧٨﴾
Meali: Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Vâkıa • 79. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ ﴿٧٩﴾
Meali: Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Vâkıa • 80. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٨٠﴾
Meali: Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Vâkıa • 81. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ ﴿٨١﴾
Meali: Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?
Vâkıa • 82. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ ﴿٨٢﴾
Meali: Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?
Vâkıa • 83. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ ﴿٨٣﴾
Meali: Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Vâkıa • 84. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ ﴿٨٤﴾
Meali: Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Vâkıa • 85. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ ﴿٨٥﴾
Meali: Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Vâkıa • 86. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ ﴿٨٦﴾
Meali: Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!
Vâkıa • 87. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ﴿٨٧﴾
Meali: Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!
Vâkıa • 88. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ ﴿٨٨﴾
Meali: Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.
Vâkıa • 89. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ ﴿٨٩﴾
Meali: Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.
Vâkıa • 90. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ ﴿٩٠﴾
Meali: Eğer defteri sağdan verilenlerden ise,
← Önceki Sayfa Sayfa 3 / 4 Sonraki Sayfa →