الصافات

Sâffât Sûresi

Anlamı: Sıra Sıra Dizilenler | Toplam: 182 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (3 / 7): 1 2 3 4 5 6 7
Sâffât • 61. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ ﴿٦١﴾
Meali: Çalışanlar bunun için çalışsın.
Sâffât • 62. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَذَٰلِكَ خَيْرٌۭ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ ﴿٦٢﴾
Meali: Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?
Sâffât • 63. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةًۭ لِّلظَّٰلِمِينَ ﴿٦٣﴾
Meali: Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
Sâffât • 64. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهَا شَجَرَةٌۭ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ ﴿٦٤﴾
Meali: O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
Sâffât • 65. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ ﴿٦٥﴾
Meali: Tomurcukları şeytan başı gibidir.
Sâffât • 66. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِنَّهُمْ لَءَاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ ﴿٦٦﴾
Meali: İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
Sâffât • 67. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًۭا مِّنْ حَمِيمٍۢ ﴿٦٧﴾
Meali: Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.
Sâffât • 68. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ ﴿٦٨﴾
Meali: Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.
Sâffât • 69. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ ﴿٦٩﴾
Meali: Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Sâffât • 70. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ ﴿٧٠﴾
Meali: Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
Sâffât • 71. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿٧١﴾
Meali: Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
Sâffât • 72. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ ﴿٧٢﴾
Meali: And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
Sâffât • 73. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ ﴿٧٣﴾
Meali: Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Sâffât • 74. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿٧٤﴾
Meali: Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
Sâffât • 75. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌۭ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ ﴿٧٥﴾
Meali: And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.
Sâffât • 76. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ﴿٧٦﴾
Meali: Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Sâffât • 77. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ ﴿٧٧﴾
Meali: Ancak onun soyunu sürekli kıldık.
Sâffât • 78. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ ﴿٧٨﴾
Meali: Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sâffât • 79. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍۢ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٧٩﴾
Meali: Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sâffât • 80. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿٨٠﴾
Meali: İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Sâffât • 81. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿٨١﴾
Meali: Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.
Sâffât • 83. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ ﴿٨٣﴾
Meali: İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.
Sâffât • 84. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍ ﴿٨٤﴾
Meali: Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.
Sâffât • 85. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ ﴿٨٥﴾
Meali: İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"
Sâffât • 86. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَئِفْكًا ءَالِهَةًۭ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ ﴿٨٦﴾
Meali: "Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
Sâffât • 87. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٨٧﴾
Meali: "Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"
Sâffât • 88. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَنَظَرَ نَظْرَةًۭ فِى ٱلنُّجُومِ ﴿٨٨﴾
Meali: İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Sâffât • 89. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌۭ ﴿٨٩﴾
Meali: İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
← Önceki Sayfa Sayfa 3 / 7 Sonraki Sayfa →