الصافات

Sâffât Sûresi

Anlamı: Sıra Sıra Dizilenler | Toplam: 182 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (6 / 7): 1 2 3 4 5 6 7
Sâffât • 151. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ ﴿١٥١﴾
Meali: Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Sâffât • 152. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ ﴿١٥٢﴾
Meali: Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Sâffât • 153. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ ﴿١٥٣﴾
Meali: Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Sâffât • 157. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ﴿١٥٧﴾
Meali: Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
Sâffât • 158. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًۭا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ ﴿١٥٨﴾
Meali: Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Sâffât • 159. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴿١٥٩﴾
Meali: Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Sâffât • 160. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿١٦٠﴾
Meali: Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
Sâffât • 161. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ ﴿١٦١﴾
Meali: Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Sâffât • 162. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ ﴿١٦٢﴾
Meali: Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Sâffât • 163. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ ﴿١٦٣﴾
Meali: Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Sâffât • 164. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌۭ مَّعْلُومٌۭ ﴿١٦٤﴾
Meali: Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Sâffât • 165. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ ﴿١٦٥﴾
Meali: Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Sâffât • 166. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ ﴿١٦٦﴾
Meali: Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Sâffât • 167. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ ﴿١٦٧﴾
Meali: Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Sâffât • 168. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًۭا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٦٨﴾
Meali: Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Sâffât • 169. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿١٦٩﴾
Meali: Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Sâffât • 170. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿١٧٠﴾
Meali: Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
Sâffât • 171. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٧١﴾
Meali: And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.
Sâffât • 173. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ ﴿١٧٣﴾
Meali: Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
Sâffât • 174. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ ﴿١٧٤﴾
Meali: Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
Sâffât • 175. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ﴿١٧٥﴾
Meali: Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât • 176. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ﴿١٧٦﴾
Meali: Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
Sâffât • 177. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ ﴿١٧٧﴾
Meali: O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
Sâffât • 179. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ﴿١٧٩﴾
Meali: İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât • 180. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴿١٨٠﴾
Meali: Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
← Önceki Sayfa Sayfa 6 / 7 Sonraki Sayfa →