الصافات

Sâffât Sûresi

Anlamı: Sıra Sıra Dizilenler | Toplam: 182 Âyet-i Kerîme | Nüzul Yeri: Mekke

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla"
Sayfa (5 / 7): 1 2 3 4 5 6 7
Sâffât • 121. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿١٢١﴾
Meali: Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.
Sâffât • 122. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿١٢٢﴾
Meali: İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.
Sâffât • 123. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٢٣﴾
Meali: Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.
Sâffât • 124. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ﴿١٢٤﴾
Meali: Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Sâffât • 125. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَتَدْعُونَ بَعْلًۭا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ ﴿١٢٥﴾
Meali: Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Sâffât • 126. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٢٦﴾
Meali: Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Sâffât • 127. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ ﴿١٢٧﴾
Meali: Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Sâffât • 128. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿١٢٨﴾
Meali: Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Sâffât • 129. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ ﴿١٢٩﴾
Meali: Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Sâffât • 130. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ ﴿١٣٠﴾
Meali: Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Sâffât • 131. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿١٣١﴾
Meali: Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.
Sâffât • 132. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿١٣٢﴾
Meali: O, inanmış kullarımızdandı.
Sâffât • 133. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ لُوطًۭا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٣٣﴾
Meali: Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.
Sâffât • 134. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ ﴿١٣٤﴾
Meali: Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Sâffât • 135. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ ﴿١٣٥﴾
Meali: Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Sâffât • 137. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ ﴿١٣٧﴾
Meali: Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Sâffât • 138. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَبِٱلَّيْلِ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿١٣٨﴾
Meali: Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Sâffât • 139. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٣٩﴾
Meali: Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
Sâffât • 140. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ﴿١٤٠﴾
Meali: Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Sâffât • 141. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ ﴿١٤١﴾
Meali: Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
Sâffât • 142. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌۭ ﴿١٤٢﴾
Meali: Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
Sâffât • 143. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ ﴿١٤٣﴾
Meali: Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Sâffât • 144. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ﴿١٤٤﴾
Meali: Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Sâffât • 145. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
۞ فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌۭ ﴿١٤٥﴾
Meali: Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
Sâffât • 146. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةًۭ مِّن يَقْطِينٍۢ ﴿١٤٦﴾
Meali: Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Sâffât • 147. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ ﴿١٤٧﴾
Meali: Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Sâffât • 148. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍۢ ﴿١٤٨﴾
Meali: Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Sâffât • 149. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ ﴿١٤٩﴾
Meali: Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
Sâffât • 150. Âyet-i Kerîme Müstakil Âyet Sayfası & Tefsiri →
أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًۭا وَهُمْ شَٰهِدُونَ ﴿١٥٠﴾
Meali: Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
← Önceki Sayfa Sayfa 5 / 7 Sonraki Sayfa →